DeNeMeLeRiM - Arz-ı Halim... - Blogcu

 Laleler,karanfiller gibi...

~~~

Ey Can!

Hüsrana vurgun sözlerinle yakma beni..

Hasreti ilmek ilmek işlediğim yüreğim sızlar..

öyle mahzun ki şimdi laleler,karanfiller; aynı ben gibi...

aynı sen gibi...

tıpkı biz gibi..

Yine de sevdaya adanmış bir hasret türküsü var dudaklarımızda,

inadına özleyen,özledikçe seven,sevdikçe özleyen,şükreden..

Ağlamayı da gülmeyi de bilen,ağlarken bile gülebilen,ve yine şükreden..

sabrın gölgesinde serinleyip,yoluna devam eden,

 Şaha kalkan her acıdan sonra sabretmeyi  çarelerin en güzeli bilen

bir yürek var avucumuzda...


Bakma bana o en içli bakışınla,yaralama!..

Duasız üşürmüş ya yürekler,Sen hiç üşümeyesin diye dualarım siperde..

Bilir misin,

mevsimler bana arkasını dönüp gideli yıllar olmuş.

Bu gönül hayat yokuşunda kah yorulmuş,kah ordan oraya savrulmuş,

kah mutluluktan havalara uçmuş...

Ne gidenler olmuş,ne kalanlar benimle;

beni bana bırakan o masum kelime,

beni benden alan bir hazin çehre:

Hepsi de bir varmış bir yokmuş...


Gözlerimin yeşili sakın ola ki yanıltmasın seni!

Semaya kanatlanan dualarımız olmasa,acıya katık yaptığımız o sabır,

tevekkülle gelen teslimiyet olmasa,

Yerin ve göğün sahibine sonsuz şükürler olmasa...

ötelerden çıkıp gelirmiydi dersin o engin huzur?!

Uzağımda kalan herşeye rağmen, gözlerimde yer bulurmuydu tebessüm,

Gitmeye meyilli bir tarafım kalmaya karar kılar mıydı?!

Gözyaşlarıyla yıkanan bu seccade de bitmesin yolculuğum!

Dualar durmasın!Yüreklerimiz hiç üşümesin!..

 

öyle mahzun ki şimdi laleler,karanfiller aynı ben gibi...

Yeryüzündeki şehirlerden birinde sanki unutmuşluğum var kendimi..

belki de ben çok yabancıyım buralara,

beklenen bir  terennüm mü ses veriyor dersin kıyılarıma?!

Göklerde yankı yankı büyüyen bir vuslat türküsü,duyuyor musun?

ve ona eşlik eden misk kokulu bir muştu...

"Ama birazcık zaman!.."


Bir martı kanadına iliştirdim en muti sözümü,

 Güzellikle kurulan tüm cümlelerin sonunu getirdim,altını çizdim

ve yolladım diyarına!

Bilirsin sükut daha çok yaraşır bize,ama inadına dua,dua,dua!..

----

öyle mahzun ki şimdi laleler,karanfiller aynı ben gibi...

aynı sen gibi...

tıpkı biz gibi..
...
..
.
S.Esra S.
~vaktivisal~

 mayıs 2009

 

 

** bir dost'a ithaf olunur... **

 

 


Yorum (yok) Yorum yaz!

GöNüL-1


"Gidelim vakitlice...
Bülbüller susmadan ,güller solmadan ,çok geç olmadan..."

~~~

Yine bir yolculuk mu göründü sana ey gönül!
yine zamanın girdabında daldın mı uzaklara?
yine diyerek başlayan her cümleden sonra yepyeni ufuklara mı saldın kendini?

Dur gönül!
sakın ağlama!
Gözlerime eşlik etmekse tek derdin, konuşmak yerine lal sürüp dudaklarına sükuta varmaksa niyetin...kabul...var git,sen de ağla gönül!...
ağlamak geliyorsa içinden, varılmamış yolların, acıya sürgün nice gözlerin,hasretle kavrulmuş o yüreklerin adına ağla! damla damla akıttığın o yaşları ziyan etmeyesin sakın!, savurmayasın uluorta meydanlara..Eger İmkanın varsa,benimde kıyıda köşede biraz hatırım kaldıysa sen de,  yüreğimin en iç cebinde biriktiriver gözyaşlarını...Oracıkta kimsecikler bulamasın!

Ağla gönül,sen de ağla...
Ağlamayan  yada ağlayamayan sahipsiz kalmış yürekler için de ağla..Artık ağlamaktan yorulmuş, küçücük masum yürekler için de sen ağla! Ağlamayı bilmeyen miskin yüreklere, ağlamaktan bitap dertli gönüllere...

Sen hepsinin yerine  ağla!...

Sözümü sakındığım olmadı senden, lakin busefer biçare mi dediler ki sana,sana da mı karalar bağladılar?Bilemedim hangi tenhada sıkıştırdı seni bu sancılı intizar?hangi zaman dilimine ucuşmuştu güvercinlerin?
 Bilirim , basit şeyler ırgalamazdı seni, yaralayamaz...Acı,hüsran yada bir hazin kelime seni senden kolay kolay alamaz...Karşında beliren belli belirsiz her siluet kimliksiz kaldı şimdi...

O zaman  gel beraber ağlayalım derdine,gönül...
Ağlıyorken dahi gülen çehrene  hüzünlü bir tebessüm yaraşıyor...
Oysa Sana gülmek daha çok yakışıyor desem de,kulağıma fısıldadığın o son cümle gölge düşürdü söyleyeceklerime,cevapsız kalmış sorular aralandı...
 Tüm kelimeleri bir bir boğazıma sıralayan o lahuti sesine dikkat kesildim,ilkin konuşmak istedim...sonra anladım ki,konuşmak artık faydasız,hafızamdan siliniyor uçsuz bucaksız sözlerim !

Susmanın zor,dile gelmenin daha da zor olduğu anlarda olurmuymuş ?!
Olurmuş be gönül!...
Ondanmıydı dersin bu bir parça sitemim?!
Anladım gönül...
Hacet kalmadı artık söylenenlerin peşine düşmeye.Ama bak,budefa ağlarken bile gülüyor gözlerim.

Umut dersen umut,can dersen can,daha ne dersen de ama artık sebebini bir sen biliyorsun, bir de ben..


Yolumuz uzunmuş..haydi kalk gidelim artık gönül!

Gidelim vakitlice...

Bülbüller susmadan ,güller solmadan ,çok geç olmadan...


"devamı gelecek..."



S.Esra S.
~vaktivisal~

subat 2009




Yorum (yok) Yorum yaz!

~İLk Ve SoN~


"İşte bu mektup...
yaşanmış ve yaşanmakta olanlara dair 'ilk' ve 'son' bir mektup.."

~~~~

Ben, bu gece avuçlarımda biriktirdim yalnızlığı...kimsecikler bilmedi,görmedi,işitmedi!...
Kalbimin mihmandarlığında çıktığım bu yolculukta,bir kaleme esir düşmüştü ellerim.
O yazdı ben sustum,ben yazdım o sustu...


Bu mektup...
'İlk' ve 'son' mektubumdu...
'İlk' ve 'son' haykırışım...
'İlk' ve 'son' fasıl...


İlklere dair ne varsa yüreğimde yeşerttiğim, hepsini topladım yığdım önüme.Son demleri çıkarıp attım hafızamın bir köşesinden.Yüreğimin kayıplarda kalmış bambaşka bir köşesine iliştirdim yaşanmış her bir 'Son'u...
'Son'ları koydum bir kenara, 'İlk'lerimle sesleniyorum şimdi ötelere! :

İlk hayal...ilk gerçek...
İlk sükut...İlk sözcük...
İlk sitem...İlk tebessüm...
İlk keder...ilk gülüş...
ilk ayrılık...
İlk sevda...

ve daha ne varsa...

İlklere dair ne kaldıysa zulamda, onlar damlıyor kalemimin mürekkebinden;hece hece,damla damla,uzaktan uzağa;çıkageliyorlar ürkek adımlarla...

Her bir sözcük özenle seçilirken, yine itina ile dökülmeli şu beyaz zeminin belli belirsiz satırlarına. Zira, kimseyi incitip,üzmemeli hiçbir asi kelime!

Herbir cümle 'ilk'lerimle başlayıp,derin bir "ahh" ile bitmeli yada hayata dair kurulan her cümlenin en alışılmadık sonunda bir 'ilk'i yadetmeli...Ardından, kaçışı olmayan uzun,upuzun bir nokta kondurmalı her cümlenin iç acıtan bir sonraki sonuna.
Derin bir nefes alıp vermeli ve mektubumun o yanık kokusunu her defasında içine çekmeli...

İşte bu mektup...
yaşanmış ve yaşanmakta olanlara dair 'ilk' ve 'son' bir mektup..
Bu son cümlede hatırlanmaya değer son bir arzu,son bir veda bıraktım peşimsıra.
Ve istedim ki, ilk ve Son mektubum bu sessiz mısralarla son bulsun!
son bir Not...
Acıklı şiirler karşılamaz seni zarfı ilk açtığında, arzı hal etmekte değildi niyetim...Yollarına güller de dökmedim kırık dökük kelimelerimin...
Sen sadece var oku!
Başı dumanlı her bir harfin kıyısına iliştirdiğim kayıplarıma erişirsin belki...

...
..

S.Esra S.
~vaktivisal~

Aralık 2008


 

Yorum (2) Yorum yaz!

CAN!

"Kendine ve yüreğine iyi bakasın Can!.."
~~~~

Bir ayrılık sevincimiydi yaşanan,yoksa hüznün gölgesimi düştü herbiryere.Yollar mı büyüyor gözünde...
Çaresiz misin yoksa?!..

Sen ağlama can!Sen üzülme!
Çaresizliğin sinesine düşmedin ki...Gözyaşlarını başka ayrılıklara,başka ayrılıkların baharına sakla.Sen şimdi çarenle başbaşasın belki de.
Var git ötelere ama bir veda busesi istemez inan.İstemez vedaya sarfedilmiş yanık bir cümle...

Sen sadece al başını ve var git ötelere.Döneceğin yollara karanfiller bıraktım,sen giderken el sallasınlar diye.Sen giderken yine peşin sıra kalbim.Sadece yarısı değil diğer yarısı da sende yüreğimin.

Bir asude bahar sanki cümle alem,uzaklarda buram buram bir ağıt kokusu...
Kalbin yine en müstesna köşemde,gözlerden uzak,sessiz ve bir başına...
Yollar serildi önüne bak!
Seni bekliyor...
Dedim ya can!
Veda istemez...
Dönüşü belli olmayan bu gidişine dair bir dua var sadece içimde;
büyüdükçe büyüyor,savruluyor göklere.

Yolculuk başlamalı.

Ayrılık yakmalı artık, yanmalı...

Kendine ve yüreğine iyi bakasın Can!..


(can dost'a...)


S.Esra S.
~vaktivisal~

Eylül 2007

 


Yorum (yok) Yorum yaz!

SEVDA SOKAĞI

"Doğru olan yoldan gidebilmekte bütün mesele...
Yolunu kaybetmeden...
Doğru yolu bulabilmekte..."
~~~~


Yolu sevdadan geçenlerin adresidir bu sokak.Sabır kadehinden yudum
yudum içebilenlerin.Kaldırımlarında yürümek cesaret ister çoğu zaman.


Merhametle,şefkatin kucağında yoğrulmuş sıcacık tebessümler karşılarken
seni,inceden ahenkli nağmeler yankılanır,uzaklardan eşlik eder tatlı
muhabbetlere.Dedik ya,yolu sevdadan geçenlerin adresidir bu
sokak.Aşığa maşuk olabilenlerin,maşuğa aşık kalabilenlerin...


Visal-i Mutlak'la coşan,hasret kokulu yüreklerin izi belirir çiçekli
meydanlarında.


Yalandan ırak,bembeyaz sevdaların sokağıdır burası.
Adres çok açık:
Doğru olan yoldan gidebilmekte bütün mesele...
Yolunu kaybetmeden...
Doğru yolu bulabilmekte...

 

S.Esra S.
~vaktivisal~

Ağustos 2006


Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::